Baş Ağrısı Nedenleri

Baş ağrısı yaralanma, iltihap, tümör, damar bozuklukları gibi yerel ya da metabolizma hastalıkları, zehirlenmeler, yüksek tansiyon gibi ge­nel nedenlerle ortaya çıkabilir. Ruhsal gerginlik ve çatışmalardan ya da yor­gunluktan kaynaklanabilir. Çeşitli ana­tomik yapıların uyarılması da baş ağrı­sına neden olur. Bunlar arasında başın derisi ve derialtı dokusu, kafadaki kas­lar, kafatasını Örten bağ doku yapısında­ki zar, kafatası içindeki toplardamar sinüsleriyle bunlara dökülen büyük top­lardamarlar, beyin ve omuriliği saran zarlarla (meninks) onlan besleyen atar­damarlar, ağrı uyarılarnı merkeze taşı­yan kafa sinirleri lifleri, trigeminus, dil-yutak ve vagus sinirleri ile İlk üç boyun omuru siniri sayılabilir.

Ayrıca burun, kulak ve göz hastalıkları baş ağ­rısı yapabilir. Traksiyon (çekme) teda­visi, ağrıya duyarlı damar, sinir, me­ninks gibi anatomik yapıların gerilmesi ve/ya da baskıya uğraması da baş ağrısını başlatır. Organik nedenlerin yanında ruhsal ve duygusal nedenlere bağlı baş ağrıları da vardır. Bunaltı, ruhsal çöküntü ve histerik olgularında baş ağrı­sı çok sık görülür. Bazı kişilik özellik­leri de baş ağrısı olasılığını artırır. Baş ağrısına eğilimli insanlar genellikle sı­kıntılı, katı, yalnızlığı seven, üstbenliği fazla gelişmiş, kusursuzluk arayan ve sürekli hoşnutsuzluk içinde kişilerdir. Baş ağrısı bilinçaltı ruhsal çatışmaların bir dışavurumu da olabilir; uzun süre bastırılmış düşmanlık duygularının be­densel yakınmalara dönüşmesiyle orta­ya çıkabilir. Organik ve ruhsal-duygusal etkenlerin yanı sıra birçok baş ağrısını beyin damarlarının noradrenalin, adrenalin, serotonin, histamin gibi sinir ileticisi kimyasal maddelere aşırı duyarlılık kazanmasına ve ağrı kesici özellikteki endorfin salgısının azalma­sına bağlayan bir kuram gittikçe ilgi toplamaktadır.

Ayrıca;

Kansızlığa bağlı olarak.

Kafa içi tümör mevcudiyeti: Şiddetli ve daha önceden var olmayan baş ağrısının mevcudiyetinde hasta tümör yönünden değerlendirilmeye alınmalıdır.

Kafayı ilgilendiren yaralanmalarda travma sonrası akut ve kronik bir baş ağrısı oluşabilir.

Viral ve bakteriel enfeksiyonlar sonrasında da baş ağrısı oluşabilir.

Zehirlenmelere bağlı olarak (Alkol ,karbon monoksit, kurşun zehirlenmesi gibi)

Gerilim tipi baş ağrısı: Epizodlar şeklinde yada kronik olarak görülebilir. Genç yaşlarda daha sık görülür. Dakikalar hatta günlerce sürebilir. Ağrı basınç ve gerilme hissi verecek şekilde iki taraflı oksibital (Başın arka kısmı) yada temporal (Şakak) bölgeye lokalizedir. Stres ile bağlantılıdır. Geceleri geç saatlerde ortaya çıkar, ve bu tür ağrı, adi migren ağrısı ile sık olarak karıştırılır.

Tedavisinde: Ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar kullanılması uygundur.

Göz, kulak, burun, boğaz, ve boyun omuru hastalıkları.

Yüksek tansiyona bağlı olarak.

Madde ve ilaç kullanımına bağlı baş ağrısı:

(Alkol alınımına, uzun süreli ergotamin ve ağrı kesici ilaçların kullanımına ve alkol, ergotamin, kafein ve narkotik ilaçların bırakılmaları) baş ağrısı yapabilir.

Kranial (Kafa içi) sinir tutulumuna bağlı olarak ta baş ağrısı meydana gelebilir.

Kandaki oksijen konsantrasyonunun düşmesi durumunda.

Öksürük ve hapşırma sonrası ,ağır kaldırmalardan sonra ve ani eğilip doğrulmaya bağlı olarak baş ağrısı oluşabilir. Bu olaylar sonucu birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar süren bir baş ağrısı oluşabilir. Erkeklerde daha sık görülür.

Posterior fossa tümörü: Öksürük esnasında ve ağır bir eşyayı kaldırdıktan sonra meydana gelen bir baş ağrısı posterior fossa tümörünü düşündürmelidir.

Polikistik over sendromu veya prolaktin hormonu salgılatıcı bir tümörün varlığında;

a.) Ani başlayan baş ağrısının mevcudiyeti.

b.) Doğum yapmış olmamasına rağmen, meme bezlerinden süt gelmesi.

c.) Adet kesilmesi meydana gelir.