Bademcik Büyümesi Belirtileri
Bademciklerin ve özellikle adenoitlerin büyümesi üst solunum yollannda (burun ve yutak) tıkanmaya yol açar. Çoğu zaman burun kanalının yutağa bağlandığı bölge (rinofarinks) tam olarak tıkanır ve çocuk sürekli ağızdan nefes almak zorunda kalır. Bu durumdaki çocuğun ağzı sürekli açıktır.
Östaki borusunun tıkanması nedeniyle gelişen ortakulak iltihabından ötürü solunan havanın burun süzgecinden geçmeyişinden kaynaklanan boğaz ağrısı ve bronşite kadar bir dizi komplücas-yon görülür. Çocukta burnun kapalı ve yutak titreşiminin yetersiz olması nedeniyle ses de değişir ve genizden konuşma başlar.
Bademciklerin büyümesiyle ağız ve yutak arasındaki geçidin daralması sonucu yiyeceklerin yutulması zorlaşır. Ortaya çıkan bu bozukluklar aşın büyüyen lenf dokusunun alınması için yeterlidir. Aynca bütün bunlara ek olarak bademcik ve adenoitlerin hemen her zaman mikroplanarak iltihaplandığı görülür. İltihaplanma kızamık ve suçiçeği gibi dö-küntülü bir çocuk hastalığından, sıradan bir soğuk algınlığından ya da grip enfeksiyonundan sonra da ortaya çıkabilir,Böylece çocuğun burun yollannda iltihaplanma (sürekli soğuk algınlığı durumu), boğaz bölgesinde iltihaplanma, vücut sıcaklığında hafif artış, iştahında azalma, büyümesinde yavaşlama ve kulaklarında inatçı iltihaplanma görülür.
Küçük hastalarda bademciklerin büyümesine bağlı tıkayıcı etkinin yanı sıra iltihaplanmalar sonucu hemen kendini belli eden bîr dizi değişiklik oluşur. Bu bozukluklar göz ardı edilirse vücut gelişiminin bile silemeyeceği, kalıcı izler ortaya çıkar.Çocuğun yüzü soluk ve incedir. Ağzı her zaman açık, burun delikleri şişkin ve sümüklüdür. İştahsız, zayıf ve huysuzdur. Genellikle işitme güçlüğü çektiğinden okulda dalgındır. Soğuk havalarda kolay hastalanır. Genellikle hafif ateş, boğaz ağnsı ve bronşit görülür. Bunlar çok ağır belirtiler olmasa bile çocuğu giderek daha güçsüz bırakır. Çocuğun yaşı ilerledikçe belirginleşen bu tabloyu engellemek için hastalık burun ve yutağa yerleşmeden başlangıçta engellenmelidir.
Bademcik ve adenoitlerin büyümesine karşı tek kesin çözüm cerrahidir. Tıbbi tedavi ve İklim değişiklikleri az ya da çok bir iyileşme sağlayabilir. Deniz kıyısında yaşama, uzun sürelerle açık havada kalma, vitamini eksiksiz dengeli beslenme, kalsiyum ilaçlan ve kansızlığı önleyici başka ilaçlar çok yararlıdır.
Bademcik ve adenoitler hemen her zaman ve durumda alınabilir. Cerrahi girişimi kesin biçimde engelleyen tek durum ender görülen ve önlenemez kanamalara yol açan hemofili hastalığıdır. Çocuğun akut seyreden bir hastalığı varsa iyileşmesini beklemek önerilir. İlerde daha ayrıntılı biçimde açıklandığı gibi cerrahi girişim sırasında genel anestezi uygulanarak, solunum yoluyla azot pro-toksit (diazot monoksit) ve halotan gibi gazlarla oksijen verilir. Bu anestezikler yüzeysel ve hızlı narkoz etkileriyle çocuğun hem ameliyathane ortamından en az Ölçüde etkilenmesini hem de daha çabuk kendine gelmesini sağlar. Aynca uzun süreli girişimlerde kullanılan öbür anes-teziklerin yan etkilerini göstermezler.Girişimden sonra, ameliyat yerinde oluşabilecek kanama ve enfeksiyonlara karşı çocuğun bir hafta süreyle gözlenmesi uygundur. Beslenmeye gelince, çocuğa yarı katı ya da sıvı yiyecekler verilir. Bunların çok sıcak ya da soğuk olmamasına özen gösterilir. Ağız bakımı mikrop öldürücü gargaralarla sağlanır.
