Cinsellik Hakkında Bilgisizlik

Günümüzde bilgiye erişim olanakla­rının daha fazla olmasına karşın, in­sanların çoğu hâlâ anatomiden (özellikle kadın cinsel organlarının anatomisinden) doğurganlığa ya da prezervatifi doğru takma yöntemine kadar cinsellikle ilgili birçok konuda yeterince bilgi sahibi değildir. Çoğu kişi arkadaşlarından ya da magazin dergilerinden her zaman da doğru olmayan bilgi kırıntıları topluyor.

Doktorlar sık sık, cinsel birleşme sırasında eşlerinin vajinada bir “yumru” hissetiğini söylediğini akta­ran kadınlarla karşılaşıyor. Muaye­nede bu yumrunun vücudun normal bölümlerinden biri olan rahim boy­nu (serviks) olduğu anlaşılıyor. Özellikle kadınlar kendi anatomile­rin tanımadan büyüyebiliyorlar. Cin­sel birleşme çabası sırasında penis vajinaya giremezse kendilerinde bir sakatlık olduğunu düşünebiliyorlar ya da sertleşmiş bir penisin kendi vajinalarına sığabileceğine inanamı­yorlar.

Ayrıca bazı kişilerin cinsellik ko­nusunda kapalı ve çekingen bir ya­pısı vardır. Bunda kültürün, dinin ya da yetiştirilme biçiminin rolü olabilir. Örneğin birçok dinde cinsel birleşmenin ne zaman yapılabileceği ve âdet kanamaları sırasında kadınların neler yapıp neler yapamayacakları konusunda katı kurallar vardır ve ge­beliği önleyici yöntemler yasak ola­bilir. İffetliliğe yüklenen anlam kadı­nın kendi vücudunu incelemesini engelleyebilir ve doktordan bilgi ya da yardım istemede son derece zor­lanabilir. Cinselliğin günah ve suçla ilişkilendirilmesi mantıklı düşünmeyi engelleyecek kadar derin kökler sal­mış olabilir; bu da çeşitli cinsel zor­luklara yol açar.

Bir başka sorun da, giderek daha açık fikirli yaklaşımların benimsen­mesine karşın, hâlâ kadının ve erke­ğin şu ya da bu biçimde basmakalıp cinsel rollere uymasının beklenmesi­dir. Erkeklerin her zaman sevişmeye hazır, çok erkeksi ve yaşamın bütün
yönlerini denetim altında tutan güç­lü kişiler oldukları varsayılıyor. Öte yandan erkeklerin duyarlı ve duygu­sal olmaları, içlerinden geçen gizli duygularını kolayca dile getirebil­meleri beklenmiyor.

Kadınlara da şu ya da bu şekilde kadının cinsel organlarının ve cinsel­liğin “kirli” olduğu ve iyi kızların cin­sel ilişki peşinde koşmayacakları ve cinsellikten hoşlanmayacakları me­sajı iletiliyor. Erkekler tarafından yanlış anlaşılabileceği ve bunun ba­şını belaya sokabileceği korkusun­dan kurtulsa bile, çoğu kadın cinsel­lik konusunda tam olarak kendini ifade etmekte zorlanabiliyor. Erkek çocukların ve yetişkin erkeklerin mastürbasyon yapması kabul edilse (hatta beklense) de, genç kızlarda ve yetişkin kadınlarda mastürbasyon
ve cinsel fanteziler birer tabu olma­ya devam ediyor.

Flört ederken bu çelişik roller ve beklentiler ilişkiye bir başka çeşni katabilir, ama uzun süreli bir ilişkide cinsel doyumun önünde engel oluş­turması mümkündür. Seks terapisi kişilerin ve çiftlerin bu karmaşık kül­türel beklentilerle ilgili duygularını ortaya çıkarmalarına olanak verir. Ayrıca cinselliğe istedikleri kadar il­gi duyma ya da duymama ‘izni’ de verebilir.